Sabah 09.00’da şöförümüz Kadek’le buluştuğumuzda anlamıştık bu gezinin çok keyifli geçeceğini.Kadek,akıcı İngilizcesi ,güleryüzü,sohbeti,tavsiyeleri ve sabrıyla çok iyi bir şöfördü,kendisiyle beraber gezdiğimiz iki buçuk gün boyunca bir an sıkılmadık.Evet,ilk bakışta biraz pahalı görünen bu seyahatler için yine de ”iyi ki”diyebiliyoruz ☺️
O gün için Kadek’le bütün gün boyu tur yapmak üzere anlaşmıştık ancak nerden başlasak,nasıl gezsek tamamen kafamız karışmıştı.Kadek nasıl bir tur yapmak istediğimizi sordu,yani bir ülkeye gittiğimizde oranın kültürünü mü,doğasını mı,tarihini mi merak ediyorduk yoksa alışveriş yapmak gibi bir fikrimiz mi vardı.Ben hemen ”hepsini istiyorum”diye hunharca bağırınca gülüp ”tamam o zaman”dedi.
Etnik Merakı Olanlara;
İlk durağımız Sari Wisata Budaya Barong ve Kris Dans gösterisi oldu.Kuta ve Sanur arasında bir köydeki özel bir işletmede sergilenen bu dans gösterisine kişi başı 100.000 rupi,yani o zamanın kuruyla yaklaşık 33 liraya bu gösteriye girdik.Yaklaşık 45 dakika süren bu etnik dansta, Barong ve Rangda yani iyiliğin ve kötülüğün temsilcileri olan dansçılar görkemli kostümlerle,canlı bir müzik topluluğu eşliğinde yarı teatral bir dans gösterisi sunarlar.Zaman zaman ön sıralardaki izleyicilerle etkileşim halinde olan dansçıların şahsen ne demek istediklerini-İngilizce konuşmalarına rağmen-pek anlayamamıştım.Bali’de çoğu insanın İngilizce telaffuzu biraz daha ağızda yuvarlayarak.Bu oldukça etnik gösteride şahsen ben biraz sıkılmıştım,her bir sahnenin anlatılması biraz uzun gelmişti.Ancak görsellik açısından oldukça tatmin ediciydi.Bali insanının inancını,müziklerini,danslarını merak edenlere tavsiye edebilirim.
 |
| Frangipani buldunuz mu itinayla kulağınıza takınız efenim 🙂 |
 |
| Barong dansı-Pişmiyor musun amca bu sıcakta? |
|
| Barong Dansı-Kızların saçları gerçekten o kadar uzun değil herhalde dimi? |
 |
| Barong Dansı |
 |
| Barong Dansı
|
Satılmak için değil,Sanat için yapılıp satılan ürünler ülkesi Bali;
Kadek bizi Barong dans gösterisi sonrası biraz daha alışveriş rotasına doğru götüreceğini söyledi. Sari Amerta Batik’ti ilk durağımız.Batik tablolar,şallar,elbiseler,çantalar,takılar vs.tekstilden yapılabilecek her üründe batik uygulamasını satın alabileceğimiz ve batik atölyesini gezebileceğimiz keyifli bir geziydi bu.Mağazanın içindeki yüzlerce ürünü tek tek inceledikten sonra, yani yaklaşık 1.5 saat sonra, tarzına uyacağını düşündüğüm birkaç kişiye batik tekstilden yapılma toka alarak erkekleri krize uğrattım sanırım biraz.😃 Napayım yani, herşeyi incelemek,fiyat araştırması yapmak çoğu kadında olan bir özellik değil mi? değil mi yoksa?👀



Batikler arasında gözüm dönüp,iki erkeğin de sabrını yokladıktan ve Bali sıcağıyla tekrar yüzleştikten sonra klimalı arabaya döndüğümde Kadek sıradaki durağımızın Bali’nin meşhur ahşap işi köyü MAS olduğunu söyledi.Ahşap işleri,ahşap işçiliği biraz da mesleğimin etkisiyle sanırım,beni hep heyecanlandırmıştır.Çok da uzun sürmeyen bu yol boyunca,sağlı sollu dizilmiş mobilyacılar bile heyecanıma heyecan katmıştı.Avrupa’daki çoğu ahşap işinin Endonezya’dan,özellikle de Bali’den ithal edildiğini bu sırada öğrendim.Bali’li insanlar ahşaba ruhlarını katıyorlardı adeta.İnançlarına uygun yaptıkları çeşitli boyutlardaki semboller,kadın ve erkek yorumları,masklar,maskeler,ahşap müzik aletleri,mobilyalar,tablolar…Sonunda ahşap işçiliği için gezeceğimiz mağazaya girdiğimizde herşeyi ama herşeyi almak istiyordum.Kapı önünde bir usta,gerçekten çok kolaymış gibi görünen bir rahatlıkla elindeki tabloyu işliyordu.İşi bittiğinde,insan kafasından biraz büyük eliptik bir tabladaki Güneş,yapraklar ve çiçekler olacaktı.Bize nasıl olduğunu sordu,bu soruyu cevaplamak haddimize bile değildi sanırım.Atölyeden mağazaya giriş yaptık,mağazada duvarlardan fışkırırcasına ve yerlerde,her yerde ahşap işleri vardı.Mesela götürebilsem şu bankı sırtlayıp götürecektim 😍
 |
| MAS VILLAGE |
Mas,gerçekten bence tek başına tüm dünyaya kafa tutuyor,biz de Türkiye’de zanaatçıyız demeyelim kendimize. Yanlız tabiki Bali’nin ahşap işinde bu kadar iyi olmasının sebeplerinden biri de bölgedeki ağaçların gövdelerinde çok su tutması,dolayısıyla işçiliğe uygun,yumuşak ama dayanıklı ağaçlar var bölgede.Ancak yine de çok büyük bir sabır ve sanatsal bakış gerektiriyor,bu işi sevmek ve benimsemek çok önemli.
 |
| MAS VILLAGE |
 |
| MAS VILLAGE |
 |
| MAS VILLAGE |
 |
| MAS VILLAGE |
Sevdiğim bir alan olan mobilya ve ahşap işinde böyle zevkli bir geziden sonra neredeyse tamamen ruhen tatmin olmuş olsam da Kadek’in gümüş ve altın işçiliği merkezine gitme teklifini reddedemedim.Gold&Silver Smith’te ise altın ve gümüş işçiliğinin harika örnekleriyle karşılaştıktan sonra Bali’de sanatla,huzurla ve elbette aşkla bir ömür geçirebileceğim kanısına vardım 🙂 Bali’nin bu sanat ve zanaat bölgelerinden alışveriş yapmadan dönmemeniz tavsiyemiz,sonrasında bizdeki gibi bir pişmanlık oluşabilir,aman dikkat diyoruz! ☺️ Not: Gold&Silver Smith ve Mas orta halli bütçeyi biraz zorlayabilecek nitelikte,yine kulaklara küpe ☺️😉
Sanat ve zanaat bölgelerini gezmemiz bittiğinde kurt gibi acıkmıştık,Kadek de sıradan bir yerde yemektense Batur Dağı ve Kintamani Volkanı gezisinde harika teras restaurantlar bulabileceğimizi söyledi ve yola koyulduk.Yaklaşık 1 saatlik sürüşün ardından,Batur Gölü’ne ve Kintamani Volkanı’na tam tepeden bakan ve açık büfe mutfağı olan bir restaurantta durduk.Restaurantın teras alanı çok rüzgarlıydı,ama manzaraya değerdi.Burada iki kişi 120liraya açık büfeden faydalandık.Ucuz bir alternatif değil elbette,ancak eğer sokak lezzetlerinden yemiyorsanız ortalama bir yeme-içme fiyatı Bali için.
 |
| KINTAMANI VOLKANI-BATUR GÖLÜ |
 |
| TATLI DOMATES ÇORBASI 🙂 |
Karnımızı hunharca doyurduğumuzda önümüzde gezmek istediğimiz daha hala upuzun bir liste vardı fakat bunun için tur süremiz yeterli değildi.
Kintamani manzaralı turumuzdan dönüşe geçtiğimizde Kadek bize iki şık sundu; Kutsal Maymun Ormanına gitmek ve bu sırada Tegallalang Pirinç tarlalarını yukardan seyretmek ve ya Tegallalang’da bir akşam üzeri turu.Bacaklarımızın dayanılmaz ağrısı pirinç tarlaları seçiminin şu an için çokta iyi bir seçenek olmadığını bize söylerken,meraktan da içimiz içimizi yemiyor değildi.Gün batımının tatlı kızıllığında yeşillikler içinde yolculuk yaparken Tegallalang’a bir selam verip Maymun Ormanı’na geçmeye karar verdik.Bu eşsiz güzellikteki pirinç tarlalarının seyir terasları boyunca araçların geçişi neredeyse imkansızdı,manzaraya karşı fotoğraf çekip yerel tezgahlardan alışveriş yapan insanlar,satıcılar,bisikletliler ve incecik dar bir araba yolu.Bu sürüş esnasında durmamıza gerek kalmayacak kadar fotoğraf ve video çekebilmemize rağmen Tegallalang’a girmemiş olmak içimde bir yaradır,ancak Bali’ye ikinci bir defa daha gitmek için çok güzel ve haklı bir sebepte aynı zamanda.
Kutsal Maymun Ormanı ise hayal ettiğim kadar güzeldi,maymunların ziyaretçileri karşılamak için ormanın dışına çıkışları,yavru maymunlar..

Ormanın girişinde ve içinde satıcılardan muz alıp maymunları besleyebilirsiniz.
Orman doğayala uyumlu ahşap ve taş yollar ile ziyaretçilerin rahatça gezmesine olanak sağlıyor ve içerisinde bir tapınak da mevcut.
İlk başta fazlaca yapılan uyarılardan dolayı biraz ürksem de,bu maymunlar tamamen doğal ortamlarındaki gibiydi ve orada olup olmamamız onların umrunda değildi,sadece karşılarında yemek yememek,dokunmamak ve onlarla birşey paylaşılırsa geri almamak gerekliydi.
Yavru maymunlar ve anneleri,dişilerin peşinde koşan erkekler,
oyuncu yavru maymunlar,hepsi kendi doğal ortamlarında
serbestçe geziyorlar ve sizde onların güzelliklerine şahit oluyorsunuz.

|
|
|
Bu hareketli, eğlenceli ve huzur dolu günün sonundaysa zihnimize,ruhumuza ve bedenimize son bir iyilik daha yaptık;Bali Masajı ❤
Kadek’e otele en yakın ve en iyi masaj salonunu sorduk,bizi kendisinin de her haftasonu gittiği ve çok beğendiği ”Tamara Esthetic Body Care Salon”a götürdü.Burada biz etnik bir atmosferde ve sessizlikte zihnimizi dinlendirirken,önceki müşterinin işi bitmişti,özel odamızı ve spa malzemelerimizi ayarladılar.Enfes bir masajın ardından çiçek banyosu ve zencefil çayı ikramı vardı,zencefil çayı epey keskin kokusu ve tadıyla keyifle uyuşan zihnimizi aydınlattı ve gece karanlığında tamamen dinlenmiş ama bir o kadar da miskin bir şekilde otelimize doğru yol aldık.Yolda Okay’la ”acaba hergün masaj yaptırsak gidene kadar nasıl olur”fikri üzerine ciddi düşüncelerimiz vardı.Gerçekten nasıl olurdu hergün masaj yaptırmak?😇